Gündelik hayatımızın ayrılmaz bir parçası olan IBAN ile para transferi, birkaç tıkla hallettiğimiz en sıradan işlemlerden biri haline geldi. Ancak bu basit ve alışılagelmiş işlem, 2026'dan itibaren köklü bir şekilde değişmeye hazırlanıyor. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç'un duyurduğu 11. Yargı Paketi kapsamında, finansal güvenliği artırmayı ve mali suçlarla mücadeleyi hedefleyen önemli yenilikler kapıda. Geçtiğimiz haftalarda TBMM Adalet Komisyonu’ndan geçen paketin, bütçe görüşmelerinin ardından Meclis Genel Kurulu’nun gündemine gelmesi bekleniyor. Bu da demek oluyor ki, bu değişiklikler artık birer öneri değil, yasalaşma yolunda ilerleyen somut adımlar. Bu yazıda, para transferi alışkanlıklarımızı temelden değiştirecek üç kritik değişikliği tüm detaylarıyla ele alacağız.
Artık 'Kira' Yazıp Geçmek Yok: Yüksek Tutarlı Transferlere Detaylı Açıklama Geliyor
Gündelik transferlerimizi etkilemese de, yüksek meblağlı işlemlerdeki "kira", "borç" gibi tek kelimelik açıklamalar devri kapanıyor. Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından hazırlanan yeni düzenlemeye göre, 1 Ocak 2026'dan itibaren 200.000 TL ve üzerindeki tüm para transferlerinde, işlemin yapıldığı kanal (mobil, internet veya ATM) fark etmeksizin, 20 kelimeden uzun bir açıklama yazmak zorunlu olacak.
Bu değişikliğin temel amacı, yasa dışı bahis gibi mali suçların önüne geçmek ve para hareketlerindeki şeffaflığı artırmaktır. Bu kural, kara para aklama ve terör finansmanı gibi suçlarda kullanılan ve genellikle anlamsız açıklamalarla gizlenen "parçalama" (smurfing) yöntemini zorlaştırmayı hedefliyor. Yeni düzenleme, bankacılık sisteminde gerçekleşen yüksek tutarlı işlemlerin kaynağını ve amacını daha net bir şekilde ortaya koyarak denetim mekanizmalarını güçlendirecek.
Paranız Artık Daha Güvende: Çipli Kimlik ve Biyometrik Doğrulama Devri
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından belirlenecek limitlerin üzerindeki para transferlerinde, dolandırıcılığa karşı yeni bir güvenlik katmanı daha ekleniyor. Mevcut SMS doğrulama gibi standart adımlara ek olarak, BDDK'nın belirleyeceği limitleri aşan işlemlerde biyometrik veri (parmak izi vb.) veya çipli kimlik kartıyla fiziksel onay gibi daha güçlü bir ikinci katman zorunlu hale getirilecek.
Bu "çift katmanlı doğrulama" sisteminin en önemli pratik faydası, özellikle başkası adına kredi çekilip bu paranın hızla farklı hesaplara aktarılması gibi dolandırıcılık vakalarını engellemektir. Böylece, kötü niyetli kişilerin hesaplarınıza erişmesi ve kontrolünüz dışında işlem yapması önemli ölçüde zorlaşacak.
Sahte Hesaplara Geçit Yok: Biyometrik Onay Olmadan Hesap Açılamayacak
Yeni düzenlemeler sadece para transferlerini değil, hesap açılış süreçlerini de kapsıyor. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada bu konuya netlik getirdi:
Elektronik ödeme kuruluşlarında biyometrik doğrulama veya çipli kimlik olmadan hesap açılması mümkün olmayacaktır.
Bu ifade, özellikle elektronik ödeme kuruluşlarında hesap açma sürecinin çok daha güvenli hale geleceği anlamına geliyor. Sahte veya çalıntı kimliklerle hesap açarak yasa dışı faaliyetler yürütmenin önüne geçilmesi hedefleniyor. Artık hesap açılışı için biyometrik veya çipli kimlik onayı şart koşularak finansal sisteme daha güvenli bir giriş kapısı oluşturulacak.
Özetle, 2026 itibarıyla finansal hayatımıza üç temel yenilik giriyor. Bu düzenlemeler, mali suçlarla üç aşamalı bir mücadele stratejisi ortaya koyuyor: Sisteme giriş noktasında biyometrik hesap açılışı ile güvenliği sağlama, yüksek değerli para hareketlerini detaylı açıklama zorunluluğu ile izleme ve işlem onay anında çift katmanlı güvenlik kalkanı ile koruma.
Türkiye'nin bu adımları, dünya genelinde artan KYC (Müşterini Tanı) ve AML (Kara Para Aklamayı Önleme) düzenlemeleriyle paralellik göstererek, ülkenin finansal sistemini uluslararası standartlara daha uyumlu hale getirme çabasının bir parçası olarak da okunabilir. Peki, artan bu güvenlik önlemleri günlük finansal alışkanlıklarımızı nasıl etkileyecek ve bu yeni şeffaflık dönemine ne kadar hazırız?

Sıtkı BOZKURT
Mali Müşavir